Detaylar

Lilly Joy, kutsal duasını ederken o anın saflığında kaybolmuştu. Sessizliğin içinde bedenindeki her zerre uyanmış, ruhunun derinliklerinde bir kıpırtı hissediyordu. Tam o sırada beklenmedik bir güç, genç kadının dinginliğini parçaladı. Aniden salona giren adamın sert bakışlarıyla karşılaştığında, duaların yerini ateşli bir tutku aldı. Göz göze geldiler; aralarındaki çekim öylesine yoğundu ki, Lilly’nin nefesi hızlandı, kalbi çılgınca atmaya başladı. O lanet olası adamın elleri nazikçe değil, adeta zorlayarak kıyafetlerine dokunuyordu; fırlattığı bakışlar amcığını parçalayıcıydı.

Yavaş yavaş Lilly’nin üzerindeki giysiler yere düşerken o ateş yükseldi. Parlak teni, ışığın altında ıslak ve parlaktı; amcığına doğru uzanan dil hareketleri onu delirtti. Adam saksoyu öyle bir yalamaya başladı ki, Lilly baştan aşağı titredi; şehvetle dolup taşan bedeni her dokunuşu sindirir gibiydi. Elini belinden kavrayıp kendine doğru çektiğinde amcığı kurban edermişçesine içine aldı. Sarsıcı kökleme başladı ve sesler odanın duvarlarında yankılanıyordu: “Aman tanrım, daha sert!”, diye inledi Lilly. Adam onun amcığını betona vurur gibi tekmelerken Lilly’nin kendinden geçişi tavan yaptı.

O an geldiğinde ikisi de şiddetli bir patlama yaşadı; adamın deli dolu çakmaları son damlasına kadar çıktı ve laf anlatır gibi doldurdu amcığını. Kocaman amını öyle bir doldurdu ki neredeyse patlayacaktı. Bu efsanevi dayama sonunda Lilly yorgun ama mutlu baktı ona; vücudu hâlâ titriyordu ama içi ışıldıyordu. O lanet olası dua sahnesi yerini tam anlamıyla kutsal sayılabilecek bir sikmeye bırakmıştı: acılı ama tatlı, sert ama tutkuyla coşkulu…

Yorumlar kapalı.